Günümüzde masa başı yaşam tarzı ve hareketsizlik bel ağrılarını adeta çağın sorunu haline getirdi. Peki her bel fıtığı ameliyat gerektirir mi? Kronik ağrı nasıl kontrol altına alınır?
Anesteziyoloji Uzmanı Ağrı Tedavi ve Yönetimi Uzman Dr. İsmail Kocager, merak edilen soruları Deniz Yükselir ile Sağlık Olsun programında yanıtladı.
Çünkü artık daha az hareket ediyoruz. Uzun süre bilgisayar başında oturmak, yanlış duruş pozisyonları ve fazla kilo omurgaya ciddi yük bindiriyor. Bel kasları zayıfladığında omurga savunmasız kalıyor. Bu nedenle genç yaşta bile bel fıtığı vakalarını sık görüyoruz.
Hayır, doğru değil. Bel fıtığı hastalarının büyük çoğunluğu ameliyatsız tedavi edilebilir. Ameliyat; ciddi güç kaybı, idrar kaçırma gibi nörolojik bulgular varsa veya diğer tedavilere rağmen şiddetli ağrı devam ediyorsa gündeme gelir. Önceliğimiz her zaman cerrahi dışı yöntemlerdir.
Ameliyatsız tedavilerde hangi yöntemler uygulanıyor?
Girişimsel ağrı tedavilerinde, ağrının kaynağına yönelik nokta atışı uygulamalar yapıyoruz. Sinir blokları, epidural enjeksiyonlar ve radyofrekans gibi yöntemler oldukça etkili sonuçlar veriyor.
Ancak özellikle bel fıtığına bağlı ağrılarda nükleoplasti önemli bir seçenek olarak öne çıkıyor. Nükleoplasti; ameliyatsız, küçük bir iğne yardımıyla disk içindeki basıncı azaltarak sinir üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçlayan modern bir girişimsel yöntemdir.
İşlem genellikle kısa sürer, kesi gerektirmez ve çoğu hasta aynı gün normal yaşamına dönebilir. Doğru hastada uygulandığında hem ağrıyı azaltma hem de yaşam kalitesini artırma açısından oldukça yüz güldürücü sonuçlar sağlar.
Bel fıtığından korunmak mümkün mü?
Elbette mümkün. Düzenli egzersiz, doğru duruş alışkanlığı ve kilo kontrolü çok önemli. Masa başında çalışanlar her 30-40 dakikada bir ayağa kalkıp kısa yürüyüşler yapmalı. Ağır yük kaldırırken mutlaka dizlerden destek alınmalı. Küçük alışkanlık değişiklikleri büyük ameliyatların önüne geçebilir.
Tüm Yorumlar