Ato Başkanı Baran, Türkiye Ekonomisi’nin 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nı Değerlendirdi…

6 Eylül 2026- Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran

Ato Başkanı Baran, Türkiye Ekonomisi’nin 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nı Değerlendirdi…

2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın makroekonomik
istikrarı güçlendirme, enflasyonla mücadelede kararlılık ve kamu maliyesinde
disiplini esas alan yaklaşımıyla umut verici olduğunu belirterek, “Küresel ticarette
daralmanın, bölgesel gerilimlerin ve ticaret korumacılığının arttığı bir
dönemde, Türkiye ekonomisinin yol haritasını netleştirmesi
öngörülebilirliği artırma açısından çok kıymetli. Programın ortaya koyduğu
rakamlar, ekonomide dengelenme ve dezenflasyon sürecinin devam
ettiğini, ancak hedeflere ulaşmanın daha önce öngörülenden daha uzun bir
zamana yayıldığını gösteriyor. Bu süreçte fiyat istikrarını sağlama yönünde
ilerlerken reel sektörün üretim ve rekabet gücünü korumamız büyük önem
taşıyor” dedi.
ATO Başkanı Gürsel Baran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz
tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı yazılı bir
açıklama yaparak değerlendirdi. Programın küresel belirsizliklerin, jeopolitik risklerin
ve enerji fiyatlarındaki gelişmelerin Türkiye ekonomisine etkilerinin arttığı bir
dönemde hazırlandığına dikkat çeken Baran, üç yıllık ekonomik yol haritasının
ortaya konulmasının iş dünyasının önünü görebilmesi açısından da önemli olduğunu
söyledi.
-ENFLASYONDA HEDEFE ULAŞMA SÜRESİ UZADI-
Enflasyonla mücadelede Mayıs 2024’teki yüzde 75,5 seviyesinden önemli mesafe
alındığını, ancak yeni OVP’nin dezenflasyon sürecinin daha önce öngörülenden uzun
süreceğine işaret ettiğini belirten Baran, “2026 yılı sonu enflasyon tahmininin
yüzde 28,4 olarak güncellenmesi, önümüzde hâlâ kat etmemiz gereken
önemli bir mesafe olduğunu gösteriyor. Yeni program, enflasyonun
2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a
gerileyerek yeniden tek haneye ulaşmasını öngörüyor. Dolayısıyla
enflasyonla mücadele önümüzdeki üç yıl boyunca ekonomi politikalarının
ana gündemlerinden biri olmaya devam edecek. Enflasyonla mücadele

sürecindeki gecikmede küresel ve jeopolitik gündemler etkili oldu.
Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz da konuşmasında bu
etkinin yaklaşık 7 puan olarak hesaplandığını ifade etti. Enerji ve emtia
fiyatlarındaki artışın üretimden ulaştırmaya kadar ekonominin birçok
alanında maliyet oluşturdu. Bu artışlardan ticaretimiz ve ihracatımız da
etkilendi. Fiyat istikrarının sürdürülebilir büyümenin temel şartlarından biri
olduğunu biliyoruz. Enflasyonla mücadeleyi destekliyoruz. Enflasyonla
mücadelede alınan yolu da çok kıymetli buluyoruz. Ancak uzayan tek haneli
enflasyon hedefine ulaşma sürecinde, üretim, yatırım, istihdam ve ihracat
gücümüzü korumamız gerektiğini de göz önünde bulundurulmalıdır” diye
konuştu. Baran, dezenflasyon yükünün sadece özel sektörün omuzlarında
kalmaması için kamudaki tasarruf tedbirlerinin ve harcama disiplininin de kararlılıkla
sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekti.
-FİNANSMANA ERİŞİM-
Reel sektörün son dönemde en önemli gündemlerinden birinin finansmana erişim
olduğunu hatırlatan Baran, OVP’de bu konuda somut mekanizmaların açıklanmasını
memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Baran, “İş dünyası olarak uzun süredir
finansmana erişimin kolaylaştırılması, kredi kanallarının üretim, yatırım ve
ihracata daha güçlü biçimde yönlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin
işletme sermayesi ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiğini dile getiriyoruz.
Yeni OVP’de bu ihtiyaçların doğrudan karşılık bulmasını önemli görüyoruz”
dedi.
İmalat Sanayisini Güçlendirme Programı kapsamında finansmana erişimin
kolaylaştırılması, yatırım, üretim ve ihracata yönelik seçici kredi imkânlarının
geliştirilmesi, KOBİ’lerin teminat ve işletme sermayesi sorunlarının hafifletilmesi
yönündeki adımlara dikkat çeken Baran, 250 milyar TL büyüklüğündeki İmalat
Sanayisi Finansman Desteği Programı’nın reel sektör açısından önemli bir kaynak
oluşturacağını söyledi. Baran, “Bu süreçte açıklanan kaynakların
işletmelerimize hızlı, etkin ve ihtiyaca uygun koşullarla ulaşması
işletmelerimizin devamlılığı açısından çok önemli” diye konuştu.
-ENERJİ MALİYETLERİ VE DIŞ DENGE-
Küresel gelişmelerin Türkiye’nin dış dengesi üzerindeki etkilerinin OVP rakamlarına
da yansıdığını belirten Baran, enerji ithalatı tahmininin 63 milyar dolardan 71
milyar dolara, dış ticaret açığı tahmininin ise 96 milyar dolardan 105 milyar dolara
yükseltilmesine dikkat çekti. Baran, “Enerjide dışa bağımlılığın yalnızca cari
denge açısından değil, enflasyon ve sanayimizin rekabet gücü açısından da
ne kadar önemli olduğunu bu rakamlarda bir kez daha görüyoruz. Enerji
verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları ve kritik girdilerde yerli üretimkapasitesinin artırılması, orta ve uzun vadede ekonomimizin dış şoklara
karşı dayanıklılığını güçlendirecek” dedi.
Türkiye’nin zorlu dış talep koşullarına rağmen yıllıklandırılmış ihracatını Ağustos
itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine taşımasının büyük başarı olduğunu ifade eden
Baran, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracat içindeki payının yüzde
44,1’e yükselmesini de ihracatın niteliği açısından olumlu bulduklarını söyledi.
Türkiye’nin en önemli ihracat pazarlarındaki yavaşlamanın ihracatçı üzerindeki
baskıyı artırdığına dikkat çeken Baran, Avrupa Birliği ve Orta Doğu-Kuzey Afrika
bölgesinin toplam ihracatın yaklaşık üçte ikisini oluşturduğunu hatırlattı. Baran,
“Bir taraftan finansman maliyetleri, diğer taraftan enerji ve iş gücü
maliyetleri, öte yandan ana ihracat pazarlarımızdaki talep koşulları
işletmelerimizin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Bu nedenle OVP’de
Eximbank desteklerinin, ihracat sigortası imkânlarının ve ihracat
finansmanının güçlendirilmesine yer verilmesini önemsiyoruz. Mevcut
pazarlarımızdaki gücümüzü korurken yeni pazarlara erişimi artırmak
zorundayız” diye konuştu.
-MESLEKİ EĞİTİM-
OVP’de 2026 yılında yüzde 8,1 olarak tahmin edilen işsizlik oranının 2029’da yüzde
7,6’ya indirilmesi ve üç yıllık dönemde yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam
oluşturulmasının hedeflendiğini hatırlatan Baran, iş gücü piyasasındaki yapısal
sorunlara da dikkat çekti. Reel sektörün özellikle ara kademe ve nitelikli teknik
personel bulmakta güçlük yaşadığını belirten Baran, “İşsizlikle işverenlerin
eleman bulma sorununun aynı anda yaşandığı bir tablo, mesleki eğitim ile
iş gücü piyasası arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi gerektiğini
gösteriyor. OVP’de sektör-okul iş birliklerine ve mesleki eğitime yapılan
vurguyu bu nedenle çok kıymetli buluyoruz” dedi.
OVP’nin hazırlanması sürecinde iş dünyasının görüşlerinin alınmasını da önemli
bulduklarını belirten Baran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz
başkanlığında gerçekleştirilen istişarelerin, kamu ile özel sektör arasındaki
diyaloğun sürdürülmesi açısından değerli olduğunu söyledi.
Baran, “Orta Vadeli Program’ın ortaya koyduğu hedefleri ülkemizin
geleceği açısından önemsiyoruz. Bundan sonraki süreçte belirleyici olan,
hedeflerin kararlılıkla uygulanması ve reform takviminin hayata geçirilmesi
olacak. 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nın ülkemize milletimize ve iş
dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Haber Merkezi
08.09.2026

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz

Diğer Haberler